Bayburt Baksı Müzesi'nde tasarım, moda, lezzet ve sanat, "Mesafe ve Temas"ta buluşuyor
Ressam ve eğitmen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan'ın, doğduğu yer olan Bayburt'un Bayraktar Köyü'nde kurduğu Baksı Müzesi kuruluşunun ikinci yılını, tasarım, moda, yemek kültürü ve sanatı biraraya getiren "Mesafe ve Temas" sergisi ile kutluyor. Bir yıl boyunca ziyaretçilere açık olacak sergi ile Depo Müze, 23 Haziran Cumartesi günü düzenlenen bir törenle açıldı.
Törene Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Bayburt Valisi Hasan İpek, Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek ve Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat'ın da aralarında bulunduğu pek çok üst düzey yöneticinin yanı sıra, yörenin geleneksel giysisi ehram giyen her yaştan, her kesimden kadın, erkek ve çocuk katıldı.
"Mesafe ve Temas" dört ana bölümden oluşuyor. Serginin tasarım bölümü Faruk Malhan, moda bölümü Arzu Kaprol, yemek kültürü bölümü Engin Akın, sanat bölümü ise, aynı zamanda serginin genel çerçevesini de belirleyen Fırat Arapoğlu, Mürteza Fidan ve Kurucu Koçanoğlu tarafından hazırlandı. Projenin etkinlik danışmanlığını ise Ayşegül Sönmez, Emre Zeytinoğlu ve Hüsamettin Koçan üstleniyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, serginin açılışında yaptığı konuşmasında, Baksı Müzesi'ni "Bir Kültür Kalesi" olarak tanımladı. Ertuğrul Günay, "Baksı Müzesi bize, ülkemizde keşfedilmeyi bekleyen nice rengârenk türküler, farklı çiçekler, farklı fidanlar, farklı güzellikler olduğunu bir kez daha gösterdi", dedi. Günay, "Anadolu'da bir tepenin başında, gerçekten bir dünya müzesi diyebileceğimiz, hem sergisi hem de fiziki ortamı ile bir mücevherle karşı karşıya kaldım. Bu beni çok etkiledi" diyerek konuşmasına devam etti.
Rana Erkan Tabanca'nın gönüllü olarak sunuculuğunu üstlendiği açılış töreninde konuşma yapan Hüsamettin Koçan ise tasarım, moda ve lezzet teması ekseninde oluşan serginin Bayburt için çok önemli sonuçları olacağına inandığını söyledi. Koçan sözlerine şöyle devam etti: "Her üç tema da Bayburt'un birikimlerini kullanacak. Bu birikimin kentin istihdamına yöneldiğini görmek de serginin ana amacı. 'Mesafe ve Temas', Baksı Kültür Sanat Vakfı'nın gelenek ve gelecek bağını güçlendirmek ve yöreden göçe son vermeye katkıda bulunmak olan kuruluş misyonunu gerçekleştirmek açısından çok önemli bir adım."
Baksı Müzesi'nin ve "Mesafe Temas"ın, tasarım odaklı yeni bir üretim anlayışını yaygınlaştırmada önemli rol oynayacağını düşündüğünü de belirten Hüsamettin Koçan, bu tür etkinliklerin çoğalmasıyla "doğduğu toprakları terketme" geleneğinin yok olacağına inandığını söyledi. Koçan, "İnsanlar bir bakıma sağırlaşmaya mahkum edilmiş. İstediğimiz sadece Bayburtlulara değil dünya insanına ulaşmak" dedi.
Genç tasarımcılar Baksı için güçlerini birleştirdi
"Mesafe ve Temas"ın tasarım bölümünün küratörü Faruk Malhan, farklı üniversitelerden seçilen bir grup genç tasarımcı ile birlikte çalıştı. Çalışma sonunda endüstriyel tasarım öğrencileri Baksı'dan ve yöreden alınan çizgi ve formlarla yeni tasarımlar yarattı.
Moda bölümünde Arzu Kaprol, Studio Kaprol Tasarım Ekibi'nden üç genç tasarımcı ile birlikte Baksı Müzesi atölyelerinde dokunan malzemelerle, Baksı'ya özel, kıyafet ve aksesuar tasarımlarına imza attı.
Lezzet tasarımı bölümü ise Engin Akın yönetiminde gerçekleşti. Engin Akın bu projesinde bölgeye özel, unutulmaya yüz tutmuş otları ve baharatları ortaya çıkardı. Geleneksel yemekleri, özünü bozmadan yine yöreye ait malzemeleri kullanarak yeniden yorumladı. Engin Akın'ın menüsünde kavut çorbası, caşur mücveri, irmir dolması, tavuklu herse yer alıyor. Akın'ın tatlı menüsünde ise süt böreği bulunuyor.
"Lezzeti bir bölgeye hapsetmemek gerekiyor, yemek kültürü sınırları herşeyden daha kolay aşabiliyor" diyen Akın'a göre Bayburtlu kadınların yemekleriyle gurur duyması bu çalışmanın başarısını da gösteriyor.
"Mesafe ve Temas'ın sanat bölümünde ise 19 genç sanatçının eserleri bulunuyor. Bu bölümün küratörlerden Arapoğlu müzenin bu ikinci sergisinin mesajının "Göçe çağrı değil, geri dönüşe davet" olduğunu söylüyor.
"Mesafe ve Temas", kadın istihdam olanağını çoğaltmak için izleyicisiyle buluşuyor
"Mesafe ve Temas", yöreden büyük kentlere yaşanan göçler ve bunun bir sonucu olarak ortaya çıkan kültürel kopuşlar nedeniyle oluşan mesafeyi bir buluşmaya dönüştürebilmeyi amaçlıyor. Bu tema çerçevesinde yerel ve çağdaş birikimleri biraraya getirmek, bölge için üretim ve istihdam olanaklarını yenilemek ve çoğaltmak da projenin kazanımları arasında yer alıyor. Tüm bu süreçte hedef, Bayburt'un köyleri ve kasabalarındaki üretim ve istihdam olanaklarını yenilemek ve dokumacılık, marangozluk gibi yok olan meslekleri tekrar canlandırmak. Sergi özellikle yöredeki kadınların yaratıcı ve üretici yönlerini desteklemeyi hedefliyor.
Sergiye katılan sanatçılar :
Küratörler :
- Fırat Arapoğlu,
- Mürteza Fidan,
- Kurucu Koçanoğlu
- AHMET DOĞU İPEK
- AHMET ALBAYRAK
- AHMET AYDIN ATMACA
- ALİ İBRAHİM ÖCAL
- BAŞAK KADEMOĞLU
- BAYBORA TEMEL
- BORGA KANTÜRK
- ÇAĞRI SARAY
- ELİF SÜSLER
- GÖKÇE OFLU
- İBRAHİM KOÇ
- MURAT SEZER
- ÖZGE USLUCA
- ÖZLEM ŞİMŞEK
- SENA ARCAK
- SEVİL TUNABOYLU
- ŞENAY KAZALOVA
- RAGIP BASMAZÖLMEZ
- TUNCA SUBAŞI
|
Küratör :
- AÇELYA ALTINTAŞ
- AYTAÇ UÇAR
- BAHAR EKŞİ
- BARIŞ KÖKSAL
- BİLGE MERVE AKTAŞ
- BİLGEHAN EKİZ
- EMRE OCAK
- GİZEM BEKTAŞ
- İSMAİL BERKEL
- MERVE VEZİROĞLU
- SENA BAŞAK DEMİR
- SUNA TEKÇE
- UTKU TEKÇEER
- VEYSEL SEVER
|
Küratör :
- ALİ BAYRAMOĞLU
- GÜLCAN ARDIÇ
- TOLGA TURAN
Küratör :
- FATMA AKÇELİK
- RUHUGÜL AKTAŞ
- ZEYNEP KOÇAN
|
Kilim üzerine iki kitap
Baksı Kültür ve Sanat Vakfı tarafından yürütülen "Çözgüdeki Anadolu" başlıklı proje kapsamında hazırlanan "kilim" temalı iki kitap birbiri ardına yayınlandı. Baksı Müzesi Yayınları'ndan çıkan bu iki kitap, kökleri Orta Asya'ya dek uzanan ancak bugün unutulmaya yüz tutan bir el sanatını, Anadolu kilim geleneğini çeşitli yönleriyle ele alıyor.
Bu kitaplardan ilki "Kilim", Yrd. Doç. Dr. Aslıhan Ergüder'in imzasını taşıyor. Ergüder, kitapta kullanım alanlarından içindeki motiflere ve onların anlamlarına, tezgâhlardan boya ve dokuma tekniklerine Erzurum, Erzincan ve Bayburt yörelerinin kilimlerini ele alıyor. Ergüder kilim motiflerinin kökeninin ilk insanlar tarafından kayalara çizilen resimlere uzandığını söylüyor. Yazar, anneden kıza geçen, asırlar boyu yinelenen bu motiflerin genelde gücü, dini inanışları ve hayalleri sembolize ettiğini belirtiyor. Kitapta, yöresel kilim geleneğini yansıtan 100'ü aşkın kilim dokuması örneği de yer alıyor.
İkinci kitap ise kısa bir süre önce yine "Çözgüdeki Anadolu" projesi kapsamında Baksı Müzesi'nde düzenlenen sempozyumun bildirilerinden oluşuyor. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Projesi (KUDAKA)'nın finansal desteği ve Okan Üniversitesi'nin akademik katkılarıyla gerçekleşen sempozyumun kitabı, Mimar Sinan, Marmara, Akdeniz, 9 Eylül, 100. Yıl, Atatürk, Sakarya ve Okan Üniversiteleri'nden 12 akademisyenin incelemelerini biraraya getiriyor. Bu çalışmalarda, kilim teması etrafında, desen ve renk, boyar madde ve teknikleri, kullanım alanları, sembollerin anlamları, koruma ve dokümantasyon sorunları ele alınırken, bölgedeki üretim koşullarına ve dokumacılığın yeniden canlandırılmasına ilişkin değerlendirmelere de yer veriliyor.
Baksı Müzesi Kurucusu, sanatçı, akademisyen Hüsamettin Koçan, müzenin dokumacılık alanında hayata geçirdiği projelerin amacını kısaca şöyle özetliyor: "Bir yandan bu kültürel mirası ekonomik bir katma değer unsuruna dönüştürerek gelecek kuşaklara aktarmak, diğer yandan evden üretimi yaygınlaştırarak kadın istihdamını desteklemek."
Koçan, kilimin günümüzde modern dekorasyonun bir parçası olarak ele alındığını ve bu nedenle yöredeki zengin üretim geleneğinin yeniden canlandırılarak bölgenin ekonomik gelişmesine önemli bir katkı sağlanabileceğini söylüyor.
Baksı Müzesi'nin 2011 yılında başlattığı "Çözgüdeki Anadolu Projesi", sempozyum, kitap, geniş bir envanter çalışması gibi akademik etkinliklerin yanı sıra, üretime dayalı pratik çalışmalar da içeriyor. Müzede kurulan kilim atölyesi sayesinde yöredeki gençkızlar ve kadınlar dokuma eğitimi alıyorlar. Baksı Müzesi, üretimle bağlantılı tanıtım ve pazar oluşturma çalışmalarını da üstleniyor ve yöredeki köylerde girişimciliği özendirmeyi hedefliyor.
KİLİM KİTABINDAN
SEMBOLLER VE ANLAMLARI:
Akrep: Kötülük, korunma, acı ve keder
Koçboynuzu: Bereket ve kahramanlık
Bukağı: Aile birliği
Sandık: Evlenme ve çocuk sahibi olma dileği
Yıldız: Mutluluk ve aydınlık
Ejder: Hazinelerin ve hayat ağacının koruyucusu
Çiçek: Cennet
Yol: Hayat ve Sırat yolu
Merdiven: Allah'a ulaşmak için kullanılan basamaklar
YÜNLERİ BOYAYAN BİTKİLER (KÖKBOYALAR):
Katır Tırnağı, Cehri, Sütleğen: Sarı
Ceviz Yaprağı, Mazı Meşesi: Kahverengi
Kantaron, Yabani Nane: Yeşil
Ceviz Bobiği: Siyah
Çivit Otu, Hint Boyası: Mavi
Türk Kırmızısı Çiçeği: Kırmızı
Okan Üniversitesi'nde Baksı kilimleri
Baksı Kültür Sanat Vakfı'nın Okan Üniversitesi'nin bilimsel desteğiyle Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı ile birlikte gerçekleştirdiği "Çözgüdeki Anadolu" etkinlikleri, Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde açılan kilim sergisiyle tamamlandı. Bir ay süren sergide, 18. Yüzyıldan bugüne tarihlenen, Anadolu kadınının hem emeğini hem de duygularını ifade eden özgün kilimler yer aldı.
Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde 16 Şubat 2012 tarihinde ziyarete açılan sergi, 2011 yılının Kasım ayında Berlin Importshop Fuarı ile başlayan "Çözgüdeki Anadolu" etkinliklerinin son durağını oluşturdu. Şubat 2012'de Anadolu yolculuğuna çıkan "Çözgüdeki Anadolu Sergisi", 3 Şubat'ta Erzurum Atatürk Üniversitesi'ni, 6 Şubat'ta Bayburt İl Kültür Turizm Müdürlüğü'nü, 17 Şubat'ta ise Erzincan Üniversitesi Rektörlüğü Galerisi'ni renklendirdi. "Çözgüdeki Anadolu"; Erzurum, Erzincan ve Bayburt yöresi kilimlerinin araştırılmasının yanı sıra dokümantasyon, uygulamalar, sergiler ve yayınlardan oluşuyordu. Kadının yaratıcı şekilde istihdam edilmesini hedefleyen proje kapsamındaki sergide 18. yüzyıldan günümüze 12 eski kilim ile tamamı kadınlar tarafından üretilen 10 yeni kilim yer aldı.
Dokumalara gizlenmiş mesajlar
Baksı Kültür Sanat Vakfı Kurucusu ve Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, serginin izleyiciye, kilimlerin renkli dünyasından örnekler sunduğunu belirterek şöyle devam etti:
"Sergi, aynı zamanda kilim geleneğinin yenilenebilirliği üstünden yeni çözümler sunuyor. Kilimler, Anadolu kadını tarafından yüzlerce yıldan beri üretilen, kadının duygularını ve ifade etmek istediklerini sembollerle anlatan yazılı metinlerdir. Aslında kilim kadının ta kendisidir. Bugün biz bu ifade biçimini anlamlarından koparılarak değerlendirsek de ki bu değerlendirme açısı kilimleri okuma bakımından bir eksiktir. Yine de kilimlerin içerdikleri mesajlar, dokumalarda kendi varlıklarını sürdürüyor. Kilimin bir üst yapı ürünü olmadığı bilinen bir gerçek. Halk tabakalarının yaşamlarının da ayrılmaz bir parçası olduğu öteki gerçek. Ama ne yazık ki kilim günümüzde seri üretime, naylona, brandaya yenik düşmüş durumda. Bu açıdan bakınca "Çözgüdeki Anadolu Projesi" kilime yeniden hayat verme ve onu modern hayatımızın bir parçası haline getirme çabasıdır".
ABD Büyükelçisi'ni ağırladık
Baksı Müzesi Mayıs 2011'de ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone'yi ağırladı. Büyükelçi, eşi ve bir grup elçilik yetkilisi ile birlikte yaptığı Anadolu gezisi kapsamında Baksı Müzesi'ni ziyaret etmek için Bayburt'a da geldi. Baksı'nın sergi salonlarını ve atölyeleri gezen Büyükelçi Ricciardone, Baksı Müzesi gezisinin kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade etti. "Yalnızca Baksı Müzesi için Bayburt'a seyahate değer. Müzenin tıpkı bize anlatıldığı gibi, ne kadar güzel bir yer olduğunu gördük. Burada insan gerçekten de huzur ve dinginlik hissediyor" dedi.
Gazeteci gözüyle Bayburt
Her yıl Temmuz ayında gerçekleşen Dede Korkut Kültür ve Sanat Şöleni kapsamında 16 Temmuz 2011 tarihinde Baksı Müzesi'nde bir panel düzenlendi. "Bayburt nasıl bir marka kent olabilir?" sorusuna yanıt aranan panelde Baksı Müzesi'ni ziyaret etmek üzere gelen bir grup gazeteci de yer aldı ve görüşlerini açıkladı.
Panele katılan Baksı'nın gazeteci konukları, Radikal'den Müge Akgün, Sabah'tan Emre Aköz, Hürriyet'ten Sefa Kaplan'dı. Konuklar gezdikleri Anadolu kentleriyle ilgili deneyimlerini ve Bayburt hakkındaki izlenimlerini paylaştılar, önerilerde bulundular.
Baksı Dokumaları Berlin Fuarı'nda
Baksı Müzesi atölyelerinde üretilen ehram ve kilim dokumaları 9-13 Kasım 2011 tarihleri arasında Almanya'da gerçekleşen Importshop Berlin Fuarı'nda yer aldı. Messe Berlin tarafından her yıl düzenlenen fuar, küçük ölçekli el sanatları ve hediyelik eşya üreticilerini potansiyel alıcılarla buluşturdu. Dünyanın dört bir yanından gelen yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahne olan Importshop Fuarı yalnızca büyük ölçekli toptan alıcılara seslenmiyor, uzun soluklu anlaşmaların yanı sıra perakende satış fırsatı da sunuyor.
Baksı standında müzenin atölyelerinde Bayburtlu kadınlar tarafından dokunan yöresel kilimler ve ehramlar sergilendi. Böylece ilk kez Bayburtlu genç kadınlar el emeklerini uluslararası bir pazarda değerlendirme fırsatı buldular.
Hem kültüre hem istihdama katkı
Baksı Kültür Sanat Vakfı'nın dokuma alanındaki projelerinde bir yandan kültürel miras ekonomik bir katma değer unsuruna dönüştürülerek gelecek kuşaklara aktarılırken bir yandan da evden üretime katılmaya müsait yapıları nedeniyle kadın istihdamı destekleniyor.
Baksı Kültür Sanat Vakfı, bu yıl DPT'nin Sosyal Destek Programı'na alınan "Tezgâhta Gelecek Dokumak" projeyle yöredeki kadınlara ehram dokumaya yönelik mesleki eğitim kursu veriyor. Müze-atölye'ye bu amaçla ilk etapta 10 ehram tezgâhı alındı ve 20 kursiyerin 5 ay boyunca günde 5 saat, toplamda 550 saat teorik ve pratik eğitim alması planlandı. Proje yalnızca eğitim kursuyla sınırlanmadı, aynı zamanda her kursiyere girişimcilik eğitimi de verilmesi amaçlandı. Öte yandan, eğitim alan kursiyerlerin bir kısmına, ev tipi atölyelerde üretime başlamaları için ayni sermaye desteği de verilecek.
Projenin en önemli unsurlarından biri de, ehram geleneğinin bugünün ihtiyaç ve beklentilerine uygun unsurlarla yeniden yorumlanması... Baksı Kültür Sanat Vakfı bir yandan bu yerel dokumayı çağdaş tasarım anlayışı ile zenginleştirirken, bir yandan da pazarlama boyutunda özel destek sağlayarak kolaylaştırıcı işlev üstlenecek.
Kilim dokumacılığını içeren "Çözgüdeki Anadolu" ise oldukça geniş kapsamlı bir proje... DPT'nin şemsiyesi altında, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı'nın (KUDAKA) kâr amacı gütmeyen kurumlara yönelik mali destek programından yararlanıyor. Baksı Kültür Sanat Vakfı bu projede Okan Üniversitesi ile işbirliği yapıyor ve projenin etki alanını Bayburt'tan çevre kentlere, Erzurum ve Erzincan'a genişletmeyi hedefliyor.
"Çözgüdeki Anadolu" projesinin çalışmaları dört temel başlıktan oluşuyor. İlki, bir Bilim Kurulu danışmanlığında Bayburt, Erzurum ve Erzincan'daki köylerde kilim dokumalarıyla ilgili envanter çalışmaları yapmayı içeriyor. 15 kilim tezgâhıyla istihdama yönelik olarak kilim dokumacılığı eğitimleri, tanıtım ve pazar oluşturma çalışmaları ise projenin diğer hedeflerini oluşturuyor.
Erzurum, Bayburt, Erzincan Kilimleri Sempozyumu
Baksı Kültür Sanat Vakfı tarafından gerçekleştirilen "Çözgüdeki Anadolu" projesi kapsamında 1-3 Haziran 2011 tarihleri arasında Baksı Müzesi'nde bir sempozyum gerçekleştirildi. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen ve Okan Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilen proje Bayburt, Erzurum ve Erzincan'daki köylerde kilim dokuma geleneğini günün koşullarına uygun biçimde yeniden canlandırmayı amaçlıyor. "Erzurum, Bayburt, Erzincan Kilimleri Sempozyumu" ise yeni yaklaşımlara olanak sağlamak üzere, motif kurgu çeşitliliğinden koruma ve dokümantasyon çalışmalarına, boyar madde tekniklerinden istihdam ve pazarlama arayışlarına pekçok alanı tartışmaya açtı. Sempozyuma Mimar Sinan, Marmara, Akdeniz, Dokuz Eylül, Yüzüncü Yıl, Atatürk, Sakarya ve Okan üniversitelerinden öğretim üyeleri bildirileri ile katıldılar.